TEVAZU SAHİBİ OLUN

TEVAZU SAHİBİ OLUN

TEVAZU SAHİBİ OLUN

Kibir, büyüklenme; insanın alemle ve yaratanla ilişkisini parçalayan ve yok eden en önemli unsurdur. Kibirli insan; kendini yüceltirken, başkalarını ötekileştirir ve yaradılışının getirdiği titreşim ve frekansının dışına çıkar. Sonsuz büyüklük olarak niteleyebileceğimiz alem içinde tevazu sahibi olmak, bizi bir ve bütün yapar. Dolayısı ile titreşim ve frekanslarımızı doğa ile uyumlu hale getirir.


İnsan trilyonlarca ve birbirinden farklı hücrelerden oluşmuştur. Hepsi farklıdır ama bütünün yaşamı için, ortak bir amaç için vardırlar. Hepsinin kodu, birlik için varlığını sürdürmek üzerinedir. Birinin varlığı, diğerinin de varlığını sürdürmesi için ön koşuldur. Burada; bir beyin sinir hücresinin, başka bir karaciğer hücresine ya da bir kalp hücresinin bir mide hücresine üstünlüğü yoktur. Hepsinin kendine özel görevleri vardır. Ama bu görev bütünün iyiliği içindir ve hepsi bütünün bir parçasıdır. Şimdi burada bu hücrelerden herhangi biri çıkıp da ben sizlerden üstün ve özellikli bir hücreyim der ise kendini ayrıştırmış; diğerlerini ötekileştirmiş olur. Dolayısı ile, kendi rolünün dışına çıkmış yani titreşimini bozmuş olur. Artık bu hücre; organize yapının içinde bozuk, akustik anlamda detone bir sestir. ‘Ben’ diye yükselen bu kibir dolu ses; ayrışmış, kendini özelleştirmiştir. Bütünden kopmakla kendini başkalaştırmıştır. Burada anlattığım bir ‘kanser hücresidir’. Ölümü unutmuştur; kendi varlığını sürdürmek için, başka hücrelerin hakkını gasp etmeye başlamıştır. Diğerlerinin de ihtiyacı olan oksijen ve enerji ihtiyaçlarını daha çok kendisi kullanmak istemektedir. Sonuçta bütünlükten uzaklaşmış, bir olma hedefini unutmuştur.


İşte; kibir dolu insan da böyledir. Başkalarının haklarına tecavüz etmekte, bencil davranmaktadır. Yalnızca kendini değil, bütünü de tahrip etmektedir.


Oysa, her insan alemin bir parçasıdır. Sadece insan da değil herhangi bir canlı varlık ya da bir eşya bile böyledir. Kendilerinde üstünlük ve farklılık görenler, başkalarının da hak ettiği şeyleri gasp etmeyi kendilerinin meşru bir hakkı gibi görürler.


Hepimiz kendimize ait patikalardan aynı yöne doğru gidiyoruz. Her insanın bu dünyada kendi değerini, önemini, eşsiz oluşunu bilmesi çok önemlidir. Fakat bunu kendini başkalarından üstün görerek yapmamalıdır. Çünkü her bir canlı veya eşya kendine göre önemlidir. Kişi bunu tek bir organizma olan evrende kendinin eşsiz olduğunu anlayarak hissetmelidir.


Kibrin göz ardı edilen bir tarafı daha vardır. Zira kibir sadece etrafındaki dünyaya yüksekten bakan ve sonrasında saldırgana dönüşerek insanın kendi içine yönelen bir tutum değil, aynı zamanda insanın kendini de aşağıladığı ve kendine de saldırganlaştığı bir duygudur.


Bu nedenle, etrafınızdaki dünyaya ve evrensel yasalara ulaşabilmek için;

kendinize karşı tutumunuzu değiştirin,

değiştirin ve  kibirden uzaklaşıp, tevazu gösterin.